Anasayfa | KÖŞE YAZARLARI | Eczaneler Bir Gün Kapandı

Eczaneler Bir Gün Kapandı

Bu haberi 2831 kisi okudu
Yazı ebatı: Decrease font Enlarge font
image

Temelli kapanmasın diye kapandı… Bilmeyenler görmeyenler duymayanlar çok… Biz temelli kapanmak üzereyiz! bunu bilin görün duyun diye bir gün kapandı…

Hiçbir işyerinin sahibi keyif olsun, eylem olsun deyip ekmek parasını kazandığı işyerini değil bir gün, bir saat bile kapatmaz…

  Eczaneler bir gün kapandı…

  Bu bütün kamuoyuna bir mesaj…

  Özellikle hükümete, kartellere değil önce; asıl sivil sade vatandaşa dönük bir mesaj. En güvendiğiniz, en yakın dostlukları kurduğunuz bu müesseseler zor durumda, bunu en iyi siz anlarsınız, bizi yalnız bırakmayın, sahip çıkın mesajını vermekti önce vatandaşa…

 

  Eczacılık sektörünü tamamen eline geçirmenin peşinde olan tekellerin istediği yönde motive olup, nasıl olsa;  her imkan ve güç benim elimde, ben ne istersem o olur diyen, ve uzun vadede nereye çarpacağını asla hesap etmeyip, bodoslama giden siyasetin kaba, vahşi tutumuna karşı;

  Dur bakalım!..

  Yağma yok…

  O kadarda değil… diyerek karşı durma cesaretini ortaya koyan eczacılar, belki de ilk defa hak mücadelesinde; hem kendilerine dönük özgüven duygusunu biraz daha büyütüp pekiştirdiler, hem de toplum önünde dik durmanın, hak mücadelesinin ve dayanışmanın örneğini sundular…

 

  Umarım! Bu onurlu, doğru, isabetli tavır; meslek grubunun geçmişinde örneklerini yaşadığımız basit, ucuz çıkar hesapları yaparak kolayca eğilip yamulan birilerinin, camia içinden gelebilecek engellerine takılmaz.

 

  Geçmişten bu yana eczacılık camiası! mesleki duyarlılıklara ilişkin bir çok sınav verdi aslında. Bu meslek grubunun içinden biri olarak bence! Zor da olsa itiraf etmemiz gereken gerçek, biz o sınavların hiç birini geçemedik.

 

 Fakat! geçtiğimiz birkaç yıldan bu yana ilk defa kendi içimizde, meslek onurumuz ve haklar noktasında daha kararlı, ve direnmek isteyen bir duruşu geliştirip, olgunlaştırma çabasına şahidiz.

 

 Kuşkusuz hayatının en kritik dönemlerinde… zorluklarla karşı karşıya gelmeyi deneyimlemiş, değerleri için mücadele etmenin küflü, dar labirentlerini kimliğinin dokularına ister istemez kazımış olan Eczacılar Birliği Başkanı Erdoğan Çolak’ın bu çabalar içinde payı çok büyük.

 

  Erdoğan Çolak; yüreğinde inandığı doğru ve duyarlılıklar adına, nelerini ortaya koymanın süreçlerinden geçip gelmiş, ve onu başka örneklerle de bir çok defa görmüş, yaşamış bir adam.  

 

Fakat nasıl olsa böyle kendini ortaya koyan biri yada birileri var deyip, hiç kimse işin ucunu bırakmamalı.. çünkü; Erdoğan Çolak bir şans olmakla birlikte eğer, yalnız bırakılır ve kaybedilirse işte o zaman! O anmak istemediğimiz eski örneklerden birilerinin gelip, elleri ile teslim edeceği sektöre, mesleğe, meslektaşlara, ülkeye, topluma hangi maliyetleri çıkaracağını düşünmek bile, hepimizin geleceği açısından korkutucu olabilir.

 

 Hiçbir eczacının unutmaması gereken bir gerçek var.

 Boynumuzu koparmaya karar verenler, ne olursa olsun hiçbir zaman, insaf ve merhamet sahibi olmayacak. Hiç kimse nezaket gösterip, iyi niyetle asla bunu ummasın, anlayış beklemesin. İşletilen süreçte hakkımız yada koruyabileceğimiz ne varsa, bunu sadece karşı durup, mücadele ederek, ve başarabilirsek elimizden almalarına izin vermeyerek, kopara, kopara hakkımızı onurumuzu ancak kendimiz koruyabiliriz.

 

Bu duygu ve düşünceler içinde; bir günlük eylemi bütün yurtta başarıyla gerçekleştirmiş olan meslektaşları, hep beraber kutlama hakkına sahibiz şimdi..

 Bende kutluyorum… birlik ve dayanışma ruhu kutlu olsun.

 

 Bu çabaya vatandaşlarımızda büyük ölçüde gönülden destek oldular… yanı sıra duyarlı aydınlar ve yazarlar kendi ortamlarında dile getirdiler…

 Onlara da şükran ve teşekkür borçluyuz…

 

 Zaten bu mesaj başka yerlerden çok daha fazla, vatandaşımıza bir haber, içinde bulunulan durumu paylaşma niteliğindeydi..  doğru olmayan önyargı sahipleri varsa eğer, hiçbir şey dışarıdan göründüğü gibi değil, sizlerde bunu bilin anlayın ve kamusal anlamda, diğerlerine karşı lütfen eczacılara sahip çıkın mesajını içeriyordu…

 

 Dost arkadaş sohbetlerinde bu soruyla ben çok karşılaşıyorum.

 Eczacı bey! Nedir bu eylem sebebi, haberlerde falan duyuyoruz ama biz anlamıyoruz sizin derdiniz nedir?

 Sürekli bu soruluyor.

 

  Bu konuda önce sektörle ilgili birkaç kısa bilgiyi vermek yararlı olur sanıyorum.

 

  Son yıllarda izlenen politikalar sonucu bu sektörde de büyük değişimler yaşandı.

 

  Önce ilaç sanayinde başladı yaprak dökümü!

  Birkaç sene öncesine kadar ülkemizde ihtiyaç duyulan ilacın çok büyük bölümünü, kendi yerli firmalarımız üretip, sağlık alanında hizmet verirken, ne olduysa! Önce küçüklerden başlamak üzere, sonra da asırlık dev üreticilerimiz bir, bir yabancılara verildi. Vatandaşlarımız şimdi şunu bilmeli ki; eski adlarını muhafaza ediyor olsalar bile artık, ilaç üreten Türk firması neredeyse hiç kalmadı.  Hepsi uluslar arası kartellere geçti.

 

  Sonra sıra ilaç dağıtım kanallarına geldi.

  Yine birkaç sene öncesine kadar her bölgede ve şehirde onlarca ilaç deposu faaliyet gösterirken! sihirli bir değnek, sıra ile bir, bir onları yok etmeye başladı. Ülke genelinde yüzlerce ecza deposu ya battı yada kapandı. Ve kala, kala yine yabancı ortakları da bulunan ve Türkiye genelinde sayısı dördü beşi geçmeyen ecza deposu kaldı. Yani öyle kısa bir sürenin içinde kolayca dağıtım kanalları da ortadan kaldırıldı ve tekelleşti.

 

 Vatandaş olarak aslında bunları anlamak zor değil.

 Çünkü kim nerede, hangi sektörde çalışıyorsa herkes kendi alanında aynı rotasyonu görüp yaşamakta…

 

Bütün faaliyet alanlarını yabancı kartellere teslim etme politikası güden yönetici kadrolar, kendi vatandaşlarının sıkıntısına burun kıvırırken, yabancıları memnun edip, gönüllerini almaya adamış gibi görünüyorlar.

 

Tarımda, sanayide, bankacılık sektöründe, ulaşımda, iletişimde, gıdada, konfeksiyonda, mobilyada, bakkalda markette vs.. vs … her alanda çekirge sürüsü gibi istilaya uğramış bir memleket olduğumuzu, ve her alanda yığın, yığın yerli firmaların sessiz sedasız ortadan kaybolduğunu herkes biliyor.

 

 Bütün dünyada ülkeler kendi üreticisini, esnafını, çalışanını destekleyip kendi vatandaşını korumaya dönük politikalar üretirken, kurtların ziyafet sofrasına kendi çocuklarını veren bir ülkede, başka türlü sonuçlar olması beklenemez zaten.

Yiyip bitirmekle doymayan bu ruhsuz, dev canavarlar sıra, midesine indirmeye gelince ne bu ülkeye, ne de insanına acımadan geçirip, dişlerinin arasında ezecek elbette hepimizi.

 Ama sıra kendimize gelinceye kadar, gözümüzün önünde olanları sessiz sedasız izlemekle yetiniyor çoğumuz, ne yazık ki büyülenmiş gibi uyumaya devam ediyoruz.

 

 İşte bu stratejilerin sürüp gittiği aşamada sıra, eczanelerin kurban edilmesine geldi.

 Çok yönlü üzerine gidip zayıf düşürülen eczanelerin sıra boynunu koparmaya geldi.

 

 Amaç:

  şu kendimizden olan, alışık olduğumuz, girip çayımızı içip muhabbetler ettiğimiz eczaneleri ortadan kaldırıp yerine, holdinglerin önerdiği; bankalara benzeyecek şubeleri olan hiper eczaneleri koymak. Avuntu örneği akıllardan geçende! Eczane si kapanan eczacıların bu işyerlerinde eleman olarak istihdam edilebileceği lütfun da bulunmak.

 

 Bu amacı gerçekleştirmek için aşama, aşama uygulayıp geldikleri projenin artık, hep birlikte en can alıcı safhalarına geçtiler.

 

Bizden olan her şeyi, gözünü kapayıp al senin olsun diyerek verivermek, bu kadar kolay olmamalı, olmayacak.

 

Kuzuyu yemek için önce şirinlik yapan kurt örneğinde olduğu gibi ilk etapta uslu, masum görünen tekeller acaba imkanları eline geçirince! hem devlete, hem vatandaşa ne kadar insaflı olacak? bunu düşünmeye gereksinim duymuyorlar. Fakat! şimdi binlercesi hep birlikte, tek ve etkin olabilme konusunda zorluk çeken eczacıların karşısına geçip, kolayca benim istediğim olur diyerek efelenen güç sahipleri acaba, sektörü eline geçirecek kartellerin karşısında sonra! böyle efeleneceklermi? Hayır! Tekelden satıcı olarak neyi diliyorsa şartları, sırası gelince dilediği gibi kendileri belirleyecek elbette o karteller. Dayatılan koşullara kimin karşı çıkma gücü bulunacak o zaman? Ama elbette bunu öngörüsü ve duyarlılığı olmayan kafalara kimse anlatamaz. Girdikleri dümen suyunda kimseye kulak asmadan, bildikleri gibi gitmeye uğraşacaklar şimdilik. Eczacılar da sonuna kadar karşı duracak. Başka yol yok…

 

Karşı tarafa gelince çok söz etmeye gerek yok. Sadece! şu eylem nedeniyle kapanmış olan eczanelerin sözleşmesini feshederiz deyip, tahditler savuran bakana iki laf etsek kafidir.

 

  Sayın bakan!

  Öyle yaparım, böyle yaparım diyerek çıkıp, kolay yoldan kahramanlık istiyorsan, doğru yerde değilsin.

 Aileleri ve çalışanları ile birlikte yüzbinlere varan, ve zor durumdayız diyen insanların önce, bu ülkenin vatandaşı olduklarını aklınızın bir yerine koyun ve vatandaşa sahip çıkmak yerine, haddinizi aşıp göz korkutmaya kalkmayın.

 Sizin gizli projelerinize karşı biz tavrımızı ortaya koyduk ve yirmi kusur bin eczane, o sözlerinize karşı kapandık.

 Hodri meydan…

 Eğer gücünüz yetiyorsa feshedin sözleşmeleri.

 Gücünüz yetmiyorsa! Lüzumsuz boş bir lafı söylemeden önce, yiyeceğiniz lokma kadar konuşmayı öğrenmeniz gerekir…

 

                                                        Ecz. Sabri Şahin

Yorum beslemesine abone olun Yorumlar (5 gönderilen):

07/12/2009 16:50:25
avatar
Sabri Bey'i bu güzel yazı için kutluyorum. Yüreğinize sağlık.
Çok iyi Çok kötü
2
10/12/2009 10:17:49
avatar
bu yazıyı tamamen subjektif buluyorum.
yazıyı okuyan herkes evvela gittiği eczanenin vergi matrahına baksın.(özellikle sabri şahin in )birde diğer esnafların matrahına..orada her şey gayet açık ve net sonra bu yazıyı okuyup değerlendirsinler...
Çok iyi Çok kötü
0
12/12/2009 07:49:34
avatar
Sabri beyin yazıda anlatmaya çalıştığı kapitalizmin hayatımızı ne kadar etkilediği.Dünyada büyük şirketler belli başlı tüm sektörlerde-silah,sağlık,tarım,tarım ilaçları,petrol,medya,ulaşım,teknoloji,araç üretimi vb.-rakiplerinden kurtulup tekel olmaya çalışıyorlar.Modern dünyanın ürettiği insan dünyayı/hayatı okonomi üzerinden anlamlandırıyor.Üretip,tüketebiliyorsan modern dünyada değerin var ve reklamlarla hepimiz tüketim köleleri olmamız için tahrik ediliyoruz.Yeni bir üretim,tüketim biçimi önerisi ise ancak dünyaya/hayata farklı bir paradigma ile bakabilen insanlardan gelebilir.Tüm dünyada kapatalizmin ezdiği milyonlarca insan daha adil çevreye,insana ezilenlere duyarlı başka bir dünya istiyor.Dünyaya buhün hakim olan modern kapitalizmin bir kader değil ,bir takım insanlarca kurgulanan ve üretilen bir program olduğunu anladığımızda, bizim de kendi ellerimizle daha adil bir dünyayı kurmamızın mümkün olduğunu görerek bunun için çaba göstermeye başlarız belki diye düşünüyorum.
Yazının akıcılığı,edebi uslübu gayet başarılı olmuş ,Sabri beyin yeni yazılarının da görme dileğiyle.
Çok iyi Çok kötü
0
12/12/2009 11:45:10
avatar
bu taraftlı bir yazıdır tasvip etmiyorum. halkın ilacı ucuza alması kimi neden rahatsız etsin ki, eğer bir çıkarınız yoksa?? zaten yazının sonunda belirtmiş ECZACI sabri ...
Çok iyi Çok kötü
0
05/01/2010 16:01:08
avatar
eczacıların vergi matrahının yüksek olmasının sebebi kazancının hepsini beyan etmesinden kaynaklanıyor. eczanelerden çok kazanıp beyan etmeyen bir çok sektör var.
ilaç harcamalarının yüksek olmasının sebebi eczacılar değildir.sistem ilaç firmalarının elindedir.kaç kutu ilaç satılacağını onlar belirler.satış az olursa değişik yöntemlerle çoğaltırlar.
Çok iyi Çok kötü
0
toplam: 5 | gösteriliyor: 1 - 5

Yorum gönder comment

Lütfen resimde gördüğünüz kodu girin:

  • email Arkadaşına gönder
  • print Sayfayı yazdır
  • Plain text Düz metin
Etiketler
Bu yazı için etiket yok
Bu yazıyı oyla
5.00
KATEGORIDEKI DIGER BASLIKLAR
Previous
image
TARİHTEKİ HAFIZA ŞAMPİYONLARI
Ziya BARAN ın ilk yazısı için tıklayınız....
image
MERHABA!
Merhaba ! İçten, sımsıcak bir merhaba. ...
image
SÜTUNLARIN YANINDA...
SABRİ ŞAHİN'İN MUHTEŞEM ŞİİRİ......
image
KELİME, SÖZ, SANAT YANİ ŞİİR
Birkaç akşam öncesiydi… Eski bir dostumla Karşıyaka yalıda oturmuş ikimiz, bir cafede tatlı, tatlı konuşuyorduk… ...
image
Eczaneler Bir Gün Kapandı
Temelli kapanmasın diye kapandı… Bilmeyenler görmeyenler duymayanlar çok… Biz temelli kapanmak üzereyiz! bunu bilin görün duyun diye bir gün kapandı… ...
image
Son Tartışma Konusu Belediyenin Akan Damı
Yaşanmakta olan güncel olayların içinde bazen! öbürlerine göre toplumun ilgisini daha çok çeken, yani diğerlerini gölgede bırakan haberler olur.....
image
Değerli Akhisar’lılar
Haberleşme, sanat, kültür, fikir, düşünce anlamında sosyal yaşamımıza’da, olumlu katkılar yapmasını dileyerek! ‘’akhisaryorum.com’’ adıyla yeni bir site açıyoruz....
image
Bolluk İçinde Ama Talihsiz Bir Kent Akhisar
İlk çağlardan bu yana bütün tarihi boyunca insanlık; ...
image
Dostlar Başına Bir Başhekim Bir Hastane Yönetimi
İşi düşüp de hastaneye uğrayanların çoğunlukla, koşuşup yetişemediği ve yorgunluktan yakınarak çıktığı… hele köyden, kasabadan gelmiş olanların!...
image
Hilye-i Şerif ve Günümüzdeki Yeri
Hilye, süs, cevher; güzel sıfatlar, fizikî görünüş, Efendimizin kutsal niteliklerini ve fizikî durumunu anlatan yazı anlamlarına gelmektedir. Kültür tarihimiz açısından da hilyeler başta Efendimiz olmak ...
image
BİR BAŞKA AÇIDAN SANAT VE ESTETİK
                      Kainatta mikrodan makroya kadar var olana her şey zıttıyla anlam kazanır.Büyüklük-küçüklük,güzellik-çirkinlik,zerafet ile kabalık gibi.Estetik yukarıda saydığımız bu zıtlıklar içinde insanı güzele götüren ve ona ...
Next
Powered by Vivvo CMS v4.1.5.2