Anasayfa | KÖŞE YAZARLARI | Son Tartışma Konusu Belediyenin Akan Damı

Son Tartışma Konusu Belediyenin Akan Damı

Bu haberi 2231 kisi okudu
Yazı ebatı: Decrease font Enlarge font
image

Yaşanmakta olan güncel olayların içinde bazen! öbürlerine göre toplumun ilgisini daha çok çeken, yani diğerlerini gölgede bırakan haberler olur..

 

  Öne çıkan haberin konusu, içeriği toplumun her kesiminde, farklı açılardan ele alınıp, lehinde ya da aleyhinde fikir ve yorumlar dile getirilir, düşünceler paylaşılır, tartışılır.

  Fakat bazen de! Bundan daha öte bir şey olur! Sadece öne çıkan bir konu değil, çok daha etkileyici, yani başka, radikal, örneğin; Buda olur mu diyen, görünce duyunca insanları şaşkına çeviren, uçuk, kaçık, başka havadislerin hepsini unutturan… bir haber yada olay olur. Öyle olursa o haber! Tek gündem konusu haline gelir, ve yaşanan toplumun her kademesinde sürekli konuşulur, uzun zamanlar boyunca insanları meşgul eder, ve ne kadar süre geçse, yinede unutulmamak üzere hafızalara kazınır.

 

  Bana göre bu son tartışma konusu da işte öyle!

  Herkes’in konuştuğu olay bir taraftan akıllarda! asla silinmeyecek resimler, görüntüler bırakır iken, öbür yandan, halk arasında ağır tenkitler yapılıp, duyarlı bazı insanlarımızın içten içe yazık, günah değilmi diyerek! üzülmüş olmalarının yanısıra, içimizdeki muzip, şakacı insanlarımızın da, espriler üretip olayı, komik bir eğlence haline dönüştürmesi nedeniyle;  hiç  unutmamak üzere hafızalara kazınan tirajikomik bir mevzu.

 

 

 Ben bu konuyu üç dört bölüme ayırıp farklı noktalardan analizini yapmak istiyorum.

 

  1: Konu:

  Birçok vilayetten daha büyük olan Akhisar’ımızın, simgesi olmasını beklediğimiz, ayrı detay ve hazırlanacak fragmanları ile mimari tasarımın muhteşem örnekleri içinde kendisine çok özel bir yer bulacağı kesin olan, ve kendi söylediklerine göre bu çevrede en modern, en görkemli, en havalı, en gösterişli, en güzel, bir sanat eseri olan, belediye binamızın…

 Yağmur yağınca damı akıyor…

 

  İşin can sıkan tarafı da, bu işin daha baştan, binaya bile girmeden olması…

  Hani tam sevinerek bu görkemle yapılmış,  gıcır, gıcır yeni belediye binamıza henüz taşınmışken, cıvıl, cıvıl beyler, hanımlar heves içinde yerlerine yerleşiyor, duvarlara tabloları asıp odaları düzeltiyor, mevsimlerden yaz, gökyüzünde güneş coşkusu ve bütün sevecenliği ile gülümseyip, şenliğe katılırcasına en parlak ışıklarını saçıyor, döküyor, yeryüzünü ısıtıyor…

  İşte böyle tam en güzel zamanda, yani daha hevesimizi alıp, yerleşeceğimiz sırada yerleşemeden, oturup tadını çıkaramadan, daha yorgunluğu üzerimizde iken başlıyor iş.

  Sırasıymış gibi tam o sevinç, o telaş arasında, o yaz günü! Olacak işmi?

  Yağmur yağıyor…

 

  Kimse ne var bunda demesin.

 Çünkü yağmur yağıyor ama birde ne görelim!

 Yağmur yağınca…  Bizim belediyenin damı akıyor…

 

 Tabi olanda oluyor…

 

 Gerçi!

 Kimine göre tedbir olarak hemen daha, akan yerlerde kova, leğen koyarak hiç olmazsa anında önlem alınmış… Kimisine göre de tepesine, yağmur yağınca sular basmasın diye naylon çadır çekilmiş. Yani gerekli önlemler hemen alınmış aslında.

 

  Bütün bunlar olurken!

  Doğrusu;  Kimilerinin dediği gibi öyle! Belediye sorunu asla ihmal etmiyor.

  Damı onarmak için hemen müdahale de bulunup, çatı tamirinde tecrübeli en iyi ustaları yukarıya çıkarıyorlar. Dahası ustalar çalışıyor deyip işin peşini bırakmıyorlar.

  Bir daha yağmura tutulmadan hemen, akan yerleri kapayıp, damı en iyi nasıl onarabiliriz fikrini bulmak için düşüne, düşüne sonunda, normal zekaya sahip olanların asla aklına gelmeyecek olan, en doğru, en isabetli yol bulunuyor.

  Öylesine yorucu ve yoğun düşünceler sonunda ancak! bulunan çözümün sonucu olarak ta; kimileri espri konusu yapsa bile, kimine göre bilimin, teknolojinin son imkanları’nı seferber ederek belediye aslında; Öylesine yüksek gökyüzüne doğru, kepçemi, yoksa traktörmü işte neyse, en ağır makineleri kuş gibi uçurup, çıkarmak suretiyle! geçerken görünce, durup, durup bakanları bile şaşkın bir hayranlık içinde bırakan, kimselerin yapamayacağı örnek bir işi başarıyor.

 

  İşte sorun bu! 

 

  Bilip, bilmeden herkes kendisine göre konuştu, konuştu ama! İşin doğrusunu herkes sonradan, sonra öğrendi tabi! Belediyenin en ufacık bir kusuru yokmuş aslında…

 İşin aslı anlaşıldı ki; sebep başkaymış…

 Kahvelerde sokakta halk arasında geçen konuşmalardan öğrendiğimize göre meğer, bizim belediyeyi yapan müteahhit ahlaksızmış. Adam önce söz vermiş; en iyisinden, en güzelinden yapacağım demiş. Ben kalitesiz malzeme kullanmam! Merdivenleri, camları, demirlerini, her şeyini en güzel, kaliteli malzeme kullanarak yaparım, bana güvenebilirsiniz binayı çok iyi yapacağım demiş. Ve bütün bunları tek, tek yazmışlar. Damı’nı da asla akmayacak şekilde yapacağını söylemiş kesinlikle.

  Fakat adam hileciymiş meğer, yalan söylemiş, kandırmış...

  Belediye ne yapsın?

 

  Halk arasında dolaşan bilgi, işte böyle…

 

 Tabi bunun üzerine hem halkın kendi içinde, hem siyasetçi olduğunu söyleyenler arasında, hem belediye tarafında, yani her kesimden herkesin, kendisi ve diğerleri arasında, bitmez tükenmez bir tartışma sürüp gidiyor.

 

 2: Öne çıkan taraflar:

  Bunca yorulup, uğraşıp didinirken gece gündüz, birde! cümle alemin konuşup söylediklerine cevap vermek zorunda kalan belediyeciler, bu tartışmada zorunlu taraf oluyor normal olarak.

  Öbür  tarafta; Bürokratik, siyasi, ya da sivil olan başka, başka grupların içinden de, bir kısmı belediyeden yana olan, diğerleri de belediyeye karşı durarak tartışmada yer alan, kesimler ve kişiler bulunuyor.

 

  3: Tartışmada gündem olan olay:

  Bir Belediye üst düzey yöneticisi basın açıklaması yapıyor.

 

  Açıklamanın başlığı:

 ‘’ÇATIDAKİ TADİLATLA İLGİLİ KAMUOYUNU BİLGİLENDİRME MAKSATLI, BASIN AÇIKLAMASI‘’

 

 Başlık böyle olunca; meselenin esası nedir? Çatıya ne olmuş ilk ağızdan bunu öğreneceğiz sanılıyor. Bu konuda kamuoyunu aydınlatacak bilgiler verileceği akla geliyor.

 

  Fakat! İçeriğe bakınca görüyorsunuz ki; asıl maksat; çatı konusunda bilgi verip kamuoyunu aydınlatmak değil. Haksız yere kendilerini eleştiren, durduk yerde böyle yanlışlıklar yapılırmı diyen, kötü niyetli densizler var ya, işte onlara! Ne yapacaklarını açıklayıp, fazla konuşmayın, yoksa biz! ne yapacağımızı biliriz, gerekirse sizinle mahkemede de görüşürüz; mesajı vermek, böyle bir açıklama yapmakmış özünde maksat.

 Tabi konuşanları sindirme amacı taşıyan bu bildiriye elbette, usul yerini bulsun kabilinden birkaç cümlelik çatı bilgisi kondurulmuş o kadar.

 

  Haklı olarak kızmışlar...

  Fakat ben önce ''eyvah'' deyip, yoksa bizim daha önce yazdıklarımız mı sebep oldu bu işe düşüncesi ile, bir an gerçekten üzüldüm. Ama Allahtan bir arkadaşım arayıp, kendi düşüncesine göre; internet haberciliğinde yazan bir hanımefendinin yazdıkları için böyle kızmış olabileceklerini söyleyince, korkularım dağıldı doğrusu biraz rahatladım.

  Sonra o hanımefendinin yazısını okudum. Fakat o yazının yorumunu yapmak bana düşmez.

  

4: Sonuç:

  Belediye hiçbir soruya ve düşünceye açıklık getirmeyen, cevap vermeyen içi boş, fakat! Korkutma ve tehdit algısının altını çizen bir basın açıklaması yaptı.

 

  Sen! Eser yapacağım diyerek hesapsız, kitapsız yola çıkıp,  sana emanet edilmiş olan dünyanın parasını harcayacaksın, sonra yaptırdığın eserin tepesine kepçe çıkarıp kırdıracaksın, ve bunu kimse sana sormayacak.

 

 Bu sorulur!

 Bekleyin! Daha çok sorulacak…

 Belki ömrünüz boyunca sorulacak…

 

 Kendi evinizin üstü olsaydı eğer! İster dozer çıkarın, ister greyder çıkarın kimseyi ilgilendirmez. Öyle olsaydı merak etmeyin siz istemeyince soran olmazdı zaten.

  Ama burası sizin değil. O yüzden sorulacak! ve ne oluyorsa bunu insanlar, öğrenmeyi isteyecekler...

  Saygı ve mesuliyet duygusu da! buna cevap vermeyi mecbur eder. 

 

  Battıkça içinden çıkmanın hep, daha da zor olacağı bir sarmalın uğursuz döngüsünde, hem ipin ucunu kaçıranların, hem de kaçanların, geçtikçe hep daha çok zarar göreceği kesin. Bu basın açıklaması; açıklanmayan bir sürecin karanlığında, derinlere doğru düştükçe, düşmeye başlayan bir tehlikenin ipucumudur, değilmidir? bunu biz bilemeyiz.

 

 Öyle anlaşılıyor ki!

 Belediye iyi de yapsa, kötü de yapsa! Her durumda, ona alkış tutanlardan memnun.

 Buna karşın; haklı ya da haksız olarak; yaptığınızı beğenmiyorum, hayır iyi değil fena oldu, öyle uygun değil, böyle uygun diyenleri hazmedemiyor, onlara da kızgın.

 

  Ve kendilerine karşı haddini bilmeyenlere! anında gözlerini dikip, parmağını gösteriyor. Bu tavır içinde tabi! Nüfuz, imkan ve güç sahibi olduğunu ima edip, laf arasında gizli, kapaklı korku mesajı gönderiyor.

  Ya da ben öyle anladım…

 

  Belki de! Aklımıza gelmeyen başka, başka sebeplerin yanısıra, gerekirse böyle bir tutum içine girmeleri yüzünden de! Gezip dolaştığınız zaman haber kanallarında nereye baksanız! Çoğunlukla güzel haberler, geziler, ziyaretler, açılışlar, toplantılar, geceler vs, vs yazılıp, çiziliyor olabilir her tarafta...

  Bu kentte yaşayanların doğru bulmadığı ve eleştirilmesi gereken nice olumsuz örneğe karşın, yaptıkları iftihar edilecek hiçbir şey olmadığı halde nedense, karşı çıkan haber, ya da yazıya pek rastlanmıyor...

  Hayır yanılıyorsun diyen varsa! Kimbilir; belki bana öyle gelmiştir.

 

  Bütün bu lafların hepsi bir yana!

  Ne yapıldığını söylemeye kalkan olunca, ona! Çok konuşma! Yoksa zararlı çıkarsın anlamında ikaz göndermesi yapılacak olursa eğer… Herkes şunu çok iyi bilmeli…

  Otoriter, totaliter derebeylerinin idare ettiği bir ülke de değil, işleyişte halkın taraf olduğu, müdahil olduğu, demokratik kuralların egemen olduğu bir ülke de yaşıyoruz.

 

 Bizim yazdığımız bu siteyi yöneten aslan gibi, pırıl, pırıl genç, idealist arkadaşlarımıza da, bunların etrafını dolduran kimileri; Olumsuz haber, ya da yazı yazmayın, yoksa siz bilirsiniz anlamında mesaj göndermiş…

 

   Ben!

   Siz in; asla yapılmayacak yanlışları, düşünmeden yaptığınıza tereddütsüz inanıyorum. Bu’na karşı yapmak zorunda olduğum insanlık ve vatandaşlık görevini yerine getiriyor, ve sizi sonuna kadar eleştiriyorum.

  Kim’se bize karşı konuşmasın yoksa hesabını sormayı biliriz anlayışı taşıyorsanız eğer!

  El’iniz den geleni ardınıza koymayın.

 

 Bu sitede! Kişisel olarak sizden bir beklentisi olan kimse yok. Bir şey uman dileyen, bir lütuf isteyende yok. Kendinize göre uygun durum olunca tercihinizi, itibar ettiğiniz kimine olumlu, kimine olumsuz yansıtırsınız yada yansıtmazsınız. Bizden yana bunlar kendi adımıza mühim değil.

 

  Ayrıca… 

  Bu site doğru olanı! Nerede ve kim yapıyorsa onu teşvik edip, güç vermek, ama yanlış olana da karşı durmak için... hem de ayırmadan, yani en yakınımız, en sevdiğimiz birileri, ya da taban tabana zıt olduğumuz, her yönden uzak durduğumuz başka birileri... asla ayırmadan! doğruya doğru, eğriye de eğri demek için yola çıktı.

 Biz bu yolda! Ben şuyum, buyum diyenlerde dahil kim olursa olsun, hiç kimsenin şerrinden, çirkefinden kaçmayıp, korkmayıp, çekinmeden, gözüne soka, soka doğru ne ise onu, bedeli bile olsa söylemenin herşeyden önce! onur, erdem ve ahlak kurallarının vazgeçilemeyecek şartı olduğunu çok iyi biliyoruz.

 

 Haksızlığa karşı, hakkın sesini susturacak güç varmı?

 Haksızlığa karşı çıkan bütün sesleri eğer, susturmaya güç yetirilebilseydi! yeryüzünde hayat çoktan biterdi. Haksızlığın pervasız gücü galip gelse, egemen olsa, yine de haksızlık karşısında mücadelenin kesilmeden, sonsuza kadar devam edeceğini, ve hiç susmayacağını, kimse unutmamalı.

                                           

                                                                Sabri Şahin

 

Not 1: Aslında bu binanın öğünülecek bir esermi, yoksa! kenti kirleten çirkin

          bir beton yığınımı?

          konusunda ben düşüncelerimi, bir önceki yazım;

          ‘’Akhisar  Belediyesine Eleştiri’’

         başlığı altında, daha bu sorunlar ortaya çıkmadan önce yazmıştım.

 

Not 2: Daha önce biz! Kendi düşündüklerimizi paylaşabileceğimiz, fikirlere

          açık bir kanal buluruz düşüncesi ile görüştüğümüz hiçbir yerden

          sonuç alamayınca! Düşüncenin özgürlüğüne inanmış, haktan

          ve doğrudan yana ilkeleri olan kendi sitemizi, buradaki idealist, genç

          arkadaşlarımızın  yönetiminde kurmak zorunda kaldık. Doğrusu bu 

          mecburiyet hayırlıda oldu.

          O nedenle! Yürekten geçen fikir ve düsüncelerin, bütün toplumla  

          doğru düzgün paylaşılmasından yana duyarlı olan, herkesin bu

          siteye sahip çıkması, bizimde içten, yürekten dileğimiz.

          Ayrıca bu siteyi yöneten gençlerin duyarlılıklarını, toplumsal  

          meselelerde, duruşlarını özetleyen, daha doğrusu bu sitenin

          ilkeleri, prensipleri, herkesime yaklaşımı ve tarzını tanımlayan bir köşe

          yazısını ben daha önce!

         ‘’Değerli AKHİSAR’lılar’’ başlığı altında, yine yazmıştım.

 

         Bu siteye ilgi gösterenler, benim köşemde bulunan o yazılarıda

         okuyabilirler.

 

                                                                   Sabri Şahin

 

Yorum beslemesine abone olun Yorumlar (0 gönderilen):

toplam: | gösteriliyor:

Yorum gönder comment

Lütfen resimde gördüğünüz kodu girin:

  • email Arkadaşına gönder
  • print Sayfayı yazdır
  • Plain text Düz metin
Etiketler
Bu yazı için etiket yok
Bu yazıyı oyla
0
KATEGORIDEKI DIGER BASLIKLAR
Previous
image
TARİHTEKİ HAFIZA ŞAMPİYONLARI
Ziya BARAN ın ilk yazısı için tıklayınız....
image
MERHABA!
Merhaba ! İçten, sımsıcak bir merhaba. ...
image
SÜTUNLARIN YANINDA...
SABRİ ŞAHİN'İN MUHTEŞEM ŞİİRİ......
image
KELİME, SÖZ, SANAT YANİ ŞİİR
Birkaç akşam öncesiydi… Eski bir dostumla Karşıyaka yalıda oturmuş ikimiz, bir cafede tatlı, tatlı konuşuyorduk… ...
image
Eczaneler Bir Gün Kapandı
Temelli kapanmasın diye kapandı… Bilmeyenler görmeyenler duymayanlar çok… Biz temelli kapanmak üzereyiz! bunu bilin görün duyun diye bir gün kapandı… ...
image
Son Tartışma Konusu Belediyenin Akan Damı
Yaşanmakta olan güncel olayların içinde bazen! öbürlerine göre toplumun ilgisini daha çok çeken, yani diğerlerini gölgede bırakan haberler olur.....
image
Değerli Akhisar’lılar
Haberleşme, sanat, kültür, fikir, düşünce anlamında sosyal yaşamımıza’da, olumlu katkılar yapmasını dileyerek! ‘’akhisaryorum.com’’ adıyla yeni bir site açıyoruz....
image
Bolluk İçinde Ama Talihsiz Bir Kent Akhisar
İlk çağlardan bu yana bütün tarihi boyunca insanlık; ...
image
Dostlar Başına Bir Başhekim Bir Hastane Yönetimi
İşi düşüp de hastaneye uğrayanların çoğunlukla, koşuşup yetişemediği ve yorgunluktan yakınarak çıktığı… hele köyden, kasabadan gelmiş olanların!...
image
Hilye-i Şerif ve Günümüzdeki Yeri
Hilye, süs, cevher; güzel sıfatlar, fizikî görünüş, Efendimizin kutsal niteliklerini ve fizikî durumunu anlatan yazı anlamlarına gelmektedir. Kültür tarihimiz açısından da hilyeler başta Efendimiz olmak ...
image
BİR BAŞKA AÇIDAN SANAT VE ESTETİK
                      Kainatta mikrodan makroya kadar var olana her şey zıttıyla anlam kazanır.Büyüklük-küçüklük,güzellik-çirkinlik,zerafet ile kabalık gibi.Estetik yukarıda saydığımız bu zıtlıklar içinde insanı güzele götüren ve ona ...
Next
Powered by Vivvo CMS v4.1.5.2