Anasayfa | KÖŞE YAZARLARI | Dostlar Başına Bir Başhekim Bir Hastane Yönetimi

Dostlar Başına Bir Başhekim Bir Hastane Yönetimi

Bu haberi 3521 kisi okudu
Yazı ebatı: Decrease font Enlarge font
image

İşi düşüp de hastaneye uğrayanların çoğunlukla, koşuşup yetişemediği ve yorgunluktan yakınarak çıktığı… hele köyden, kasabadan gelmiş olanların!

hele köyden, kasabadan gelmiş olanların! Yazda, kışta, yağmurda, çamurda sabahtan, akşama bir öbür hastane bir bu hastane dolaştırılıp, dermanı tükenmiş, üstüne üstlük birde işini görememiş olmalarının o, yürek acıtan bezginliğini size anlattıkları zaman!.. gözünüz ün önünde beliren bu çilekeş azabın içinizde bu yanlışa karşı, elini sallayan o vurdumduymaz sorumsuzluğa karşı, isyan, öfke uyandırmaması imkansız.

 

  Sessiz, efendi, uslu, mülayim, iyi bir adam başhekim.

 

  Kısa bir süre önce başhekimle!.. Özel sektörde çalışan bir müdür arkadaşımın yanında tesadüfen karşılaşıp tanışınca sordum. Siz dedim..  eğer özel sektörün sahip olduğu bir sağlık kuruluşunda yada hastanede vazifeli olsa idiniz, şu an sahibi bulunduğunuz, aynı anlayış içindemi çalışırdınız?.. yada başka bir şekilde sorayım; eğer aynı anlayış içinde olsanız orada sizi çalıştırırlarmı?.. diye sordum.

 

  Tek kelime cevap yok. Veremez…

 

  Çünkü herkes çok iyi bilir!..

  Öyle sahibi olan yerlerde, rast gele yapılan işleri hoş görecek kimse bulunmaz. Adama hesap sorarlar, gerekirse şusun busun demeden, iyi mülayim adam olduğuna da hiç bakmadan kapı önüne koyarlar.

 

  Ama bazı zamanlarda bazıları için bunu düşünmeye gerek olmayabilir. Çünkü bizim geleneğimizde hakim olan inanışa göre, herkes şunu da çok iyi bilir… Kamuda, yani devlet işinde çalışıyorsak eğer, yaptığımız işte yararlı olmaktan, layıkı ile çalışmaktan, ve içinde herkesin hakkı bulunan emanet edilmiş imkanları doğru şekilde kullanmaktan çok daha mühim bir başka mevzu vardır... neredeyse devletin sahibiymiş gibi bir mevkide, yakınlığını elde ettiğimiz saygıdeğer bir büyüğümüz varsa eğer…. 

 

   Hele…  Bir de böylesi büyüğümüz, siyasetin en üstün makamlarına ermiş, hususi biri olursa! işte o zaman kuşkusuz, başımızı sallamanın bile karşılığı!..  Hayır adına yapılacak hiçbir işin eremeyeceği bir itibar mertebesine yükselir. Ve o kutlu itibarın önünde düğmeler iliklenir. Zaten öyle mühim vazifelere de o mühim itibar yüzü suyuna gelinir.

 

  Ehh... Durum böyle olunca, birde doğruysa halk arasında geçen konuşmalarda söylendiği gibi başhekim ve etrafındaki zevat, devletimizin mümtaz bir büyüğü olan muhterem bir zatın, Manisa’nın yiğit, eşsiz bir kahramanı olan Bülent Arınç ın, (Ne olmuş deyip geçmeyin, o Bülent Arınç’ki; tanıyıp, bilen, eski, yeni bütün dostlarının anlatışına göre, bir vefa örneği, unutanları bile asla unutmayan, kadife gibi kalbi ile dost olmayanların bile yüreğini ısıtan, mesut bir zat. Masum, mahsun, fakir fukaraya, köylüye işçiye,  yani alt tabakadan ne varsa hepsine, asla üstten bakmayı bilmeyen, gururdan, kibirden habersiz tevazusu ile, şeytanları, iblisleri deliklerine geri kaçıran, ve hürmet nedeniyle hiçbir isteğine karşı çıkılamayan bir ulu insan )  işte öyle bir zatın, takdirini ve yakınlığını kazanıp elde etmişse başhekim!.. dilediği gibi rahat, rahat çalışabilir. İyi bir şeyler ister yapsın, ister yapmasın, hiç kaygılanmaya lüzum yok.

 

Ama ben yinede sormaya devam ettim. Bir zamanlar hani.. Şu okullar da olmasa ona verilen Milli Eğitim Bakanlığını daha kolay, daha güzel yapacağını söyleyen bir zat çıkmış. O örnekte olduğu gibi sayın başhekimin kendi adına işleri en kolay yoldan nasıl yapacaksa öyle, ben yaptım demesini sordum. Çocuk, Ortopedi, KBB, Kadın doğum gibi poliklinik sayısının çok olduğu servislerin sadece uzak hastanede bulunması, yönetim açısından kolaylıklar getirebilir doğrudur, yapacakları işi en kolay yoldan yapmak istemelerini anlayabiliyorum doğrusu… fakat hizmet vermekle yükümlü olduğunuz insanlar için bu uygulamalarınız iyimi, kötümü hiç düşündünüzmü diye sordumm. Bu sırada yanımızda olan müdür arkadaşımıza dönüp, Allah’tan senin müdür araban var, ne güzel çoluk çocuğunu götürüp gidebilirsin dedim. Fakat! Bu memleket de at arabası bile olmayan insanların bulunduğunu! Eğitimin, bilinç düzeyinin ve duyarlılık noktasının hem kendisini hem çocuğunu ihmal etme pahasına; Karda, yağmurda, kışta, yazda insanları oraya gitmekten kolayca kaçırabildiğini, vereceği dolmuş parasına muhtaç insanların, zorlanıp, ihmal etmesi nedeniyle! Ortaya çıkan ve çıkacak olan her sağlık probleminden, bunları hiç aklına getirmeyenlerin de mesul olduğunu, sırtlarında ihmal edilmiş çocukların vebali bulunduğunu söyledim. Köyden kasabadan gelmiş insanların günler boyu bir o yana bir bu yana yollanırken, çektikleri eziyeti, zaten hasta olan insanların içine akan acıyı umursamayan, görmek bilmek istemeyen birilerine ben eğer yaptıkları haksızlığı hatırlatıp, keyiflerini kaçırıyorsam, hiç umurumda değil.

 

 Senelerdir yan gelip, çöplük olmasını öylece seyrettikleri inşaat alanıyla ilgilide, öne sürdükleri mazeretleri gerekçe yaparak, hayırlı  bir çabanın içine girmedikleri ve girmeyecekleri kolayca anlaşılabiliyor. Zaten bir şeyler yapmaya, çalışıp ta yorulmaya ne gerek var yahu. Hayırlı bir iş yapmaktan çok daha mühim olan elbette, hayırlı bir büyüğe yakın olmaktır.

 

 Ve hastane önündeki yol..

 Ne belediyenin, ne hastanenin düzene koyamadığı, sorumsuzluk örneği yolda hastam var, acil durum, ters yön, tek yön diyerek ortaya çıkan ve her gün yaşanan tartışmalara; Bu çevrede yaşayan insanlar sürekli şahit oluyor elbette. Fakat! Asıl bilmesi gerekenlerin, yıllardır söyleniyor olmasına rağmen görmezden gelip, elini sallayarak geçiştirmeleri yüzünden, boş vermiş, o sorumsuz halleri, insanın aklına yerleşirken, neden diye sorulduğu zamanda; konudan kaçmak için üzüntüyle, başka kurumları bahane eden, biz yetkili değiliz! Hastane, belediye, komisyon, o, bu yetkili deyip, çözüme ilişkin çaba göstermek yerine, çaresizlik ifadesi takınarak, bizim yapabileceğimiz bir şey yok demeleri üzerinde, bu ülkeyi ve kurumların nasıl işlediğini biraz daha iyi anlayabilmek için ciddi, ciddi durmak gerekir. Kah belediyede bildiğiniz gibi öyle efendi, iyi insanlar tarafından yönetiliyor zaten.

 Allah aşkına şu, hastane bahçesine dansöz gibi kıvrılıp, dolanarak, girecek giremeyen, çıkacak çıkamayan, daracık geçitlerden cambaz usulü ne yana gideceğini bilemeyince, şaşıp kalan insanların ne diyecekleri sanılıyor…

  Bütün imkanlara rağmen yolunu bahçesini yapamayan,  çok özel bir maharetle köstebek yuvasına çevirdikleri kargaşanın içinde, kendileri bile boğulurken, (kargaşaya çevirdikleri alanın ortasına birde, hayran olunacak bir iş yaptıkları düşüncesiyle olsa gerek, peyzaj çalışmaları belediye tarafından yapılmıştır tabelası dikmişler. Oysa biz hastane çerçevesinde, mühendislik işlerine, bu konuda çok yetenekli, bir başhekim yardımcısı doktorun baktığını duymuştuk.)  kendi evinin önünü yapamasa da! Efendi, mülayim, iyi insan olmak yetmeli, daha fazlasını beklersek eğer bu, vatandaş olarak asıl bizim ayıbımız olur diyecekler tabi... Siz rahat olun, hiç merak etmeyin...

 

  Daha bir çok şeyi, hiçbirisine anlaşılır bir yanıt bulamadan kem küm lerle karşılaşarak sordum. Buraya yazsam hepsine yetmesi imkansız.

 

 Ama ne olursa olsun yinede vatandaş olarak biz, kurumlarımızda böyle efendi, iyi idareciler olduğu için ne kadar şükür etsek az bile gelir..

 

                                                             06/08/2009

                                                            Sabri Şahin

 

  Not: buraya yazdıklarımın çok daha fazlasını söyledim kendisine. Ve bir akşam yemeği de yedik birlikte. Ayrıca böyle bir yazıyı yazacağımı da söyledim. Eleştirilerden kendisine yarayacak sonuçlar çıkaracağını söyleme nezaketi gösterdi.  Fakat adamı yazmaya başladık, yazısı bitmeden uçtuğunu duyduk. Bunu duyan şakacı bir arkadaşım bana takılıp, darısı diğer iyi insanların başına deyince, bu söz gülüşmeye sebep oldu. Fakat kimse unutmasın! Öyle herkesin değerli abileri yoktur. Daha öncede olduğu gibi yine çok yakında, kacıncı kez olarak başhekim arzı-endam ederse kimse şaşırmasın. Buralarda halkın değil, daha çok Bülent abi’nin istediği olur…      

                                                       Sabri  Şahin    

 

 

Yorum beslemesine abone olun Yorumlar (0 gönderilen):

toplam: | gösteriliyor:

Yorum gönder comment

Lütfen resimde gördüğünüz kodu girin:

  • email Arkadaşına gönder
  • print Sayfayı yazdır
  • Plain text Düz metin
Etiketler
Bu yazı için etiket yok
Bu yazıyı oyla
0
KATEGORIDEKI DIGER BASLIKLAR
Previous
image
TARİHTEKİ HAFIZA ŞAMPİYONLARI
Ziya BARAN ın ilk yazısı için tıklayınız....
image
MERHABA!
Merhaba ! İçten, sımsıcak bir merhaba. ...
image
SÜTUNLARIN YANINDA...
SABRİ ŞAHİN'İN MUHTEŞEM ŞİİRİ......
image
KELİME, SÖZ, SANAT YANİ ŞİİR
Birkaç akşam öncesiydi… Eski bir dostumla Karşıyaka yalıda oturmuş ikimiz, bir cafede tatlı, tatlı konuşuyorduk… ...
image
Eczaneler Bir Gün Kapandı
Temelli kapanmasın diye kapandı… Bilmeyenler görmeyenler duymayanlar çok… Biz temelli kapanmak üzereyiz! bunu bilin görün duyun diye bir gün kapandı… ...
image
Son Tartışma Konusu Belediyenin Akan Damı
Yaşanmakta olan güncel olayların içinde bazen! öbürlerine göre toplumun ilgisini daha çok çeken, yani diğerlerini gölgede bırakan haberler olur.....
image
Değerli Akhisar’lılar
Haberleşme, sanat, kültür, fikir, düşünce anlamında sosyal yaşamımıza’da, olumlu katkılar yapmasını dileyerek! ‘’akhisaryorum.com’’ adıyla yeni bir site açıyoruz....
image
Bolluk İçinde Ama Talihsiz Bir Kent Akhisar
İlk çağlardan bu yana bütün tarihi boyunca insanlık; ...
image
Dostlar Başına Bir Başhekim Bir Hastane Yönetimi
İşi düşüp de hastaneye uğrayanların çoğunlukla, koşuşup yetişemediği ve yorgunluktan yakınarak çıktığı… hele köyden, kasabadan gelmiş olanların!...
image
Hilye-i Şerif ve Günümüzdeki Yeri
Hilye, süs, cevher; güzel sıfatlar, fizikî görünüş, Efendimizin kutsal niteliklerini ve fizikî durumunu anlatan yazı anlamlarına gelmektedir. Kültür tarihimiz açısından da hilyeler başta Efendimiz olmak ...
image
BİR BAŞKA AÇIDAN SANAT VE ESTETİK
                      Kainatta mikrodan makroya kadar var olana her şey zıttıyla anlam kazanır.Büyüklük-küçüklük,güzellik-çirkinlik,zerafet ile kabalık gibi.Estetik yukarıda saydığımız bu zıtlıklar içinde insanı güzele götüren ve ona ...
Next
Powered by Vivvo CMS v4.1.5.2